Kentsel yerleşim alanları, tarih boyunca insan toplumlarının gelişimine tanıklık eden ve bu süreçte şekillenen yapılarla doludur. Bu tür bölgelerde bulunmak, sadece fiziksel bir konumda olmanın ötesine geçer; aynı zamanda tarihi ve kültürel mirası koruma sorumluluğunu da beraberinde getirir. Kentsel alan sınırları içinde yer almak, mimari estetiğin ve yerel kültürlerin korunmasına yönelik belirli kurallara tabi olmayı gerektirir. Bu kurallar, çevresel ve kültürel değerlerin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla titizlikle uygulanır.
Kentsel Sit Alanı sınırları içerisinde kalmak, tarihi, mimari, kültürel veya çevresel açıdan önemli olan ve koruma altına alınmış bir bölgede bulunmak anlamına gelir.
Bu durumda, yapılaşma ve tadilat çalışmaları koruma kurulları tarafından sıkı kurallara bağlanır ve bölgenin tarihi dokusuna zarar verebilecek herhangi bir fiziki müdahale, koruma bölge kurulunun iznine tabi olur.